Simüle Kalp Sesinin Oskültasyon Eğitiminde Kullanımının Değerlendirilmesi

Özge Turgay Yıldırım

[email protected], Eskişehir Şehir Hastanesi, Kardiyoloji Kliniği, Eskişehir

Ayşegül Turgay

[email protected], Sinop Atatürk Devlet Hastanesi, Anestezi ve Reanimasyon Kliniği, Sinop

Giriş

Kardiyak oskültasyon, fizik muayenenin önemli parçalarından biridir. Uzman ellerde, kardiyak patolojinin oskültasyonla değerlendirilmesi ekokardiyografinin büyük ölçüde yerini tutabilmekte ve maliyeti azaltmaktadır.

Bazı yazarlar hekimler arasında oskültasyon becerisinin yetersizliğinden bahsetmiştir. 453 birinci basamak sağlık personeli ve 88 tıp öğrencisi ile yapılan bir çalışma, önceden kaydedilmiş, anormal kalp sesleri için sadece % 20'lik bir tanı doğruluğu tespit etmiştir. Yapılan bir çalışmada ise simülasyonla yapay olarak üretilen kalp sesleri ile yapılan eğitim sonrası aile hekimlerinde bu başarı %36’dan %62’ye yükselmiştir.

Oskültasyon ile doğru tanı koyabilmek yoğun eğitim, çalışma ve deneyim gerektirmektedir. Günümüzde kardiyak tanı araçlarının gelişmesiyle oskültasyon hem eğitim bazında hem rutin muayenelerde ihmal edilmektedir. Birincil sağlık merkezlerinde kardiyak oskültasyon, minimal donanım gerekliliği avantajıyla kardiyak hastalık tespitinde en önemli tanı yöntemidir. Klinik gözlem ve pratikleri düşündüğümüzde ise birinci sağlık merkezlerinde kardiyak oskültasyon açısından yeterli deneyim olmadığı bir gerçektir.

Amaç

Simüle edilmiş kalp seslerinin tekrarlayan oskültasyonu hekimlerin kalp oskültasyon yeteneklerini ve tanı koyma başarısını artırabilir.

Bu çalışma ile yapay olarak yaratılan kalp sesleri ile elektronik stetoskop ile kaydedilen kalp seslerinin karışık olarak verilerek, hekimlerin yapay ve doğal kalp seslerini ayırt etme becerilerinin belirlenmesi amaçlandı.

Yöntem

Bu çalışmada farklı kalp rahatsızlıklarını simule eden bir yazılım geliştirilmiştir. Tıp öğrencilerinin interaktif olarak parametre değiştirerek farklı hastalık senaryolarını oluşturup dinleyebileceği, fonokardiyogramı gözlemleyebileceği bir alt yapı hazırlanmıştır. Kalp sesi kompleks ve durağan olmayan sinyallerdir. Kalp sesini modellemek amacıyla gabor fonksiyonu kullanılmıştır. Inspirasyon ve ortam gürültüsü beyaz gürültü ile modellenmiştir. Üfürüm için beyaz gürültü 400 Hz ile filtrelenerek S1 sinyali sonu ve S2 sinyali başı arasına eklenmiştir.

Test sırasında 13 adet simülasyon ve 13 adet gerçek kalp sesi kullanılmıştır. Her 13 sesten oluşan grup; normal, S2 split, gallop ve üfürüm içeren sesler 22 uzman hekime dinletilmiş ve her kalp sesinin tarafımızca üretilmiş kalp sesi veya hastalardan kaydedilmiş orijinal kalp sesi olup olmadığını belirlemeleri istenmiştir.

Bulgular

Çalışmanın sonucunda seslerin dinletildiği hekimler tarafından, simülasyon kalp seslerinin %64’ü simülasyon olarak, gerçek kalp seslerinin %61.4 ü doğal kalp sesi olarak değerlendirilmiştir. Hekimlerin bu testteki toplam başarısı %63.1dir.

Sonuç

Teknolojinin gelişmesiyle ve klinik branşların özelleşmesiyle fizik muayene günümüzde ihmal edilmeye başlanmıştır. Bunun dışında tıp eğitimi döneminde  teorik olarak kalp seslerinin özelliklerini ve hangi patolojiyi temsil ettiği öğrenilse de uygulama pratiğe dökülmediğinden bu konular zamanla unutulmaktadır. Ayrıca nadir kalp sesleri ile klinikte az karşılaşıldığından ve bu sesler öğrencilik döneminde dinlenilmediğinden ileride bu seslerin tanınma olasılığı da azalmaktadır. Biz bu uygulamamızla tüm kalp sesi çeşitlerini, üfürümleri, klikleri yapay olarak yaratabilmekteyiz. Ayrıca bu seslerin her parçasını uygulama yardımıyla artırıp azaltarak düzenleyebilmekteyiz. Bu şekilde hekimler tarafından hem eğitim döneminde hem de sonrasında istenilen zamanda kalp sesleri yaratılabilecek, dinlenebilecek ve özümsenebilecektir. Kardiyologlarda oskültasyonla tanı oranı %21.9 olarak belirlenmiştir. Başka bir çalışmada simülasyonla üretilen kalp seslerinin tekrarlayan oskültasyonu ile başarı oranın %36’dan %62’ye çıkarılabileceği gösterilmiştir. Ne kadar çok sayıda kalp sesi dinlenirse tanı koyma oranının artacaktır. Bu çalışmada görülmüştür ki yapay olarak yaratılan kalp sesleri ile doğal kalp sesleri hekimlerce kesin olarak ayırt edilememektedir. Bu sonuç, uygulamanın tıp eğitimi çerçevesinde güvenle kullanılabileceğini göstermektedir. Böylece hekim adaylarının hem de hekimlerin kalp oskültasyonu pratiği gelişecek ve tanı koymaları kolaylaşacaktır.

Anahtar Kelimeler

Kardiyak oskültasyon, simüle kalp sesi, tıp eğitimi